Oğuzata
Kaydırın · son durak
Koru 1923 · Meydan - Ofis: gün batımında iki ofis kulesi ve aralarındaki meydan, önde kavşak. Proje görseli.
Proje görseli · Koru 1923 · Meydan - Ofis · Oğuzata · Mimari: A Tasarım · Ali Osman Öztürk

Son durak · Durak 13 / 13 · 13 Ekim Salı · 19:23

2026

Koru 1923

Ankara’nın yeni iş meydanı.

Varış noktası: Koru 1923.

Başkentin 103. yılında perde aralandı. Koru Metro İstasyonu’nun hemen çıkışında, Ankara’nın yeni iş meydanı: Koru 1923 · Meydan - Ofis. Oğuzata’nın imza projesi; mimarisi, şehrin 2000’lerden sonra adres olmuş projelerinin birçoğunda imzası bulunan A Tasarım - Ali Osman Öztürk’ün.

Dönemin hikâyesi

Başkentin 103. yılında perde aralandı. Koru Metro İstasyonu’nun hemen çıkışında, Ankara’nın yeni iş meydanı: Koru 1923 · Meydan - Ofis. Ulus’taki handan Kızılay’daki kuleye, Kavaklıdere’deki pasajdan Söğütözü’nün cam kulelerine ve Bilkent’in caddesine uzanan yolculuk, koridorun sonunda bir meydana ulaşıyor.

Bir meydan, bir durak

Meydan, bu projenin ana fikri. Ofisler bir meydanın çevresinde, metro çıkışının üstünde, yürüyerek varılan bir hayatın içinde yer alıyor. Taşhan’ın avlusu, Tunalı Hilmi’nin kaldırımı, Karum’un Arjantin Caddesi’ne açılan kapısı, Tepe Prime’ın caddesi ve Maidan’ın meydanı: yüz üç yılın öğrettiği her şey burada tek bir meydanda toplanıyor. Kapıdan çıkınca metro, alışveriş, kahve, yemek ve yürüyüş.

Koru 1923 · Meydan - Ofis: iki kule, aydınlık podyum ve meydan, gün batımı. Proje görseli.
Proje görseli · Koru 1923 · Meydan - Ofis

Son durakta iki imza

Oğuzata bugüne kadar Ankara’da pek çok projeye imza attı; Koru 1923 · Meydan - Ofis, Oğuzata’nın imza projelerinden biri olacak. Mimarisi, şehrin 2000’lerden sonra adres olmuş projelerinin birçoğunda imzası bulunan A Tasarım - Ali Osman Öztürk’ün. Ankara’da iş ile hayatı aynı yerde tutan o çizgi, M2’nin varış noktasında da bir meydanla tamamlanıyor.

Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada. Ön talep bırakanlar Koru 1923 · Meydan - Ofis’in öncelikli satış listesine alınır; satış başladığında ofis seçenekleri ve koşullar için önce bu listedekilerle iletişime geçilir.

Proje künyesi

Koru 1923 · Meydan - Ofis
2026 · Koru Metro İstasyonu çıkışı
Geliştirici
Oğuzata
Mimari
A Tasarım · Ali Osman Öztürk
Ofis
2 blok · toplam 22.000 m²
Ticari alanlar (meydan)
6.000 m²
Peyzaj ve meydan alanı
5.000 m²
Tavan yüksekliği
Brüt 3,90 m
Otopark
Yaklaşık 750 araç · 3 bodrum kat
Arsa alanı
15.626 m²
İnşaat alanı
Toplam 60.000 m²

103 yıl. 13 durak. 1 yeni meydan.

Öncelikli satış listesine katılın Koru 1923’ü keşfedin

13 durak · 1923–2026

Ankara’nın iş meydanları

13 durağın hikâyesi aşağıda; dokununca açılır. Perde aralandı.

  1. 01 1923 · UlusBaşkent sıfırdan kuruluyor. 1 Ekim Perşembe
    Aralık 1922’de Ulus’ta Birinci Meclis binası; kiremit çatısında büyük bir Türk bayrağı ve önünde boş meydan.
    Birinci Meclis, Aralık 1922 · Frédéric Gadmer · Musée départemental Albert-Kahn · CC BY 4.0 · Kaynak

    13 Ekim 1923.

    Bir şehrin yönü önce bir kararla değişti. 13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesiyle Ulus, yönetimin, ticaretin ve yeni bir şehir hayatının başlangıç noktası oldu.

    Dönemin hikâyesi

    Ankara 13 Ekim 1923’te başkent ilan edildiğinde, kalenin eteğine yaslanmış birkaç on bin nüfuslu bir bozkır kasabasıydı. Ticaretin kalbi hanlar ve çarşılardı. Sultan II. Bayezid döneminde, 1508–1511 arasında Hasan Paşa’nın yaptırdığı iki avlulu Suluhan’da ipek ve kahve ticareti yapılmış, on altıncı yüzyıldan kalma Çengelhan yüzyıllarca tüccar ağırlamıştı. Bugünkü Anafartalar Caddesi’nin eski adıyla Karaoğlan Çarşısı, 1881 ve 1916 yangınlarının ardından şehrin ticaret omurgası olmuştu: Kuyulu Kahvehanesi, İstanbul Pastanesi, mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’nun yazıhanesi ve bir gazetenin basıldığı Mühendis Han hep bu çarşıdaydı. Millî Mücadele yıllarında çarşının kahvehaneleri toplantı yeri işlevi de gördü.

    Tiftik ve demiryolu

    Ankara’yı dünyaya bağlayan mal tiftikti. On beşinci yüzyıldan itibaren “Engürü sofu” denen saf tiftik kumaşı Avrupa şehirlerinde satılıyor, on sekizinci yüzyılda şehir yılda otuz bin balya işlenmiş tiftik ihraç ediyordu. Fabrika dokumacılığı bu geleneği bitirdi; 1890’a gelindiğinde şehirde tek bir tezgâh kalmıştı. Aynı yıllarda başka bir bağ kuruldu: 1892’de demiryolu Ankara’ya ulaştı, İstasyon Caddesi Taşhan Meydanı’na bağlandı ve hanlar bölgesi Tahtakale, Balıkpazarı ve Karaoğlan çarşılarıyla iç içe geçen modern bir ticaret merkezine dönüştü. Hanlarda Ahi geleneğine bağlı yirmi dört esnaf kolu örgütlüydü; derici de fırıncı da buradaydı. Demiryolu Suluhan gibi kervan hanlarının önemini azalttı; 1920’lerin sonunda çıkan bir yangın Suluhan’ı ve Tahtakale çarşısını harap etti, ağırlığın Yenişehir’e kaymasını hızlandırdı.

    Aralık 1922’de Ankara: Meclis’in bahçe kapısı ve nöbetçi kulübeleri, sağa doğru dükkânlı ana cadde, minare ve tepede kale.
    Meclis kapısı ve ana cadde, Aralık 1922 · Frédéric Gadmer · Musée départemental Albert-Kahn · CC BY 4.0 · Kaynak

    1890–1892 arasında hizmete giren Taşhan, yeni başkentin ilk “iş oteli” sayılabilir. İki katlı, avlulu, dış duvarları taş, içi kerpiç yapının yüz odası ve yüz elli–iki yüz yataklık kapasitesi vardı; Çankırı Caddesi’ne bakan zemin katında lokantalar, pastane ve dükkânlar sıralanıyordu. Meclis’e gelen milletvekilleri, gazeteciler ve tüccarlar burada kalıyor, burada iş görüşüyordu. 1920’de Sovyetler’den göçen Juri Karpovich’in açtığı, şehrin ilk Avrupa mutfaklı lokantası Karpiç de 1928’de bu binada doğdu; sonra Şehir Bahçesi’ne taşındı ve 1963’e kadar çalıştı. Han 1935’te yıkılmaya başlandı; yerine 1938’de Sümerbank binası tamamlandı. Ulus Meydanı’nın bugünkü çerçevesi böyle oluştu.

    Cumhuriyet meydana yerleşiyor

    Cumhuriyet, kurumlarını bu meydanın çevresine kurdu. Türkiye İş Bankası 26 Ağustos 1924’te, bir milyon liralık sermayeyle Ankara’da kuruldu; ilk şubesi 9 Eylül 1924’te İstasyon Caddesi’nde açıldı. Vakıflar İdaresi’nin yaptırdığı Ankara Palas, Vedat Tek’in başlayıp Mimar Kemalettin’in tamamladığı projeyle 17 Nisan 1927’de yüz yirmi yataklı bir otel olarak hizmete girdi; 1975’e kadar otel, 1983’ten sonra Devlet Konukevi olarak kullanıldı. 24 Kasım 1927’de Heinrich Krippel’in Zafer Anıtı meydana dikildi. Şehrin ilk elektriği 1925’te Bentderesi’ndeki küçük bir lokomobil santralinden geldi; 1929’da Maltepe Elektrik Fabrikası devreye girdi. Bakanlıklar önce Ulus’taki eski binalara, sonra yenilerine yerleşti.

    Fotoğraftaki bina, 1915–1917 arasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kulübü olarak yapılmış, çatısının kiremitleri halkın bağışıyla tamamlanmış ve 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk toplandığı yapıdır; Aralık 1922’de, çatısında bayrakla çekilmiş. Meclis 18 Ekim 1924’e kadar burada çalıştı; başkentliğin ilan edildiği salon da bu binadadır.

    Ofis henüz yok

    Ulus’un 1923’teki hâli, sonraki yüz yılın ölçeğini anlamak için iyi bir başlangıç: birkaç han, bir çarşı, bir meydan ve etrafında yeni kurulan kurumlar. Ofis diye ayrı bir bina yoktu; iş, hanın odasında ve çarşının dükkânında yapılırdı. İş hayatı buradan önce güneye, Yenişehir’e, sonra batıya doğru yürüyecekti.

    Dönem künyesi

    Suluhan
    1508–1511 · ipek ve kahve ticareti
    Çengelhan
    16. yüzyıl · bugün Rahmi M. Koç Müzesi
    Taşhan
    1890–1892 · 100 oda · 1935’te yıkıldı
    Birinci Meclis
    23 Nisan 1920 · 18 Ekim 1924’e kadar
    Türkiye İş Bankası
    26 Ağustos 1924 · ilk şube 9 Eylül 1924
    Ankara Palas
    17 Nisan 1927 · 120 yatak · Vedat Tek, Kemalettin
    Zafer Anıtı
    24 Kasım 1927 · Heinrich Krippel
    Karpiç Lokantası
    1928 · Taşhan’da açıldı

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  2. 02 1929 · Ulus · Bankalar CaddesiCumhuriyet’in parası tek caddede. 2 Ekim Cuma
    1935’te Ulus’ta Türkiye İş Bankası binası; önünde şemsiye altında trafik polisi ve yayalar.
    İş Bankası, 1935 · Matson Photo Service · Library of Congress · Kamu malı · Kaynak

    Paranın adresi Ulus.

    1929’da Giulio Mongeri’nin İş Bankası ve Ziraat Bankası genel müdürlükleri, 1933’te Clemens Holzmeister’in Merkez Bankası… Ulus’taki bulvar kısa sürede “Bankalar Caddesi” diye anıldı. Genç Cumhuriyet’in finans merkezi tek bir caddede kuruldu.

    Dönemin hikâyesi

    Genç Cumhuriyet finans merkezini tek bir caddede kurdu. Ulus’tan Sıhhiye’ye inen bulvarın başında, birkaç yıl içinde art arda banka binaları yükseldi ve halk bu bölüme kısa sürede “Bankalar Caddesi” demeye başladı. İlk sırayı İtalyan mimar Giulio Mongeri aldı: 1926’da Osmanlı Bankası Ankara şubesi; 1925’te projelendirilip 26 Kasım 1929’da İsmet İnönü’nün katıldığı törenle açılan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü; 1928’de Tekel Başmüdürlüğü ve 1929’da tamamlanan, Mongeri’nin en önemli eseri sayılan İş Bankası Genel Müdürlüğü. Atatürk, İş Bankası binasını 22 Ekim 1929’da ziyaret etti.

    İki mimar, tek cadde

    Mongeri’nin binaları Birinci Ulusal Mimarlık’ın son örnekleriydi: sivri kemerler, çini panolar, yivli başlıklı mermer sütunlar ve Osmanlı motiflerini Batı planlarıyla harmanlayan cepheler. İş Bankası’nın vitraylarında ticaretin tanrısı Hermes ve asası işlenmişti; para saklayan bir bina, aynı zamanda güven vermek için tasarlanmıştı. Birkaç yıl sonra aynı caddeye Avusturyalı Clemens Holzmeister geldi. 11 Haziran 1930 tarihli kanunla kurulan ve 3 Ekim 1931’de faaliyete geçen Merkez Bankası’nın binasını 1931–1933 arasında; 3 Haziran 1926’da kurulan Emlak ve Eytam Bankası’nın neoklasik binasını 1933–1934’te yaptı. Holzmeister’in sade ve kütlesel yapılarıyla Mongeri’nin süslü cepheleri aynı kaldırımda yan yana durur: iki dönem, tek cadde.

    1930’larda Bankalar Caddesi: solda Ziraat Bankası’nın kuleli binası, ağaçlı bulvar, otomobiller ve arkada modern banka bloğu.
    Bankalar Caddesi ve Ziraat Bankası, 1930’lar · Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arşivi · Kaynak

    Sanayileşmenin masaları

    1930’ların bankaları yalnızca mevduat toplamıyordu; devletçi sanayileşmenin masalarıydı. 1935’te yıkılan Taşhan’ın yerine Alman mimar Martin Elsaesser’in tasarladığı Sümerbank binası 1937–1938’de tamamlandı; 14 Haziran 1935’te Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü ile birlikte Etibank kuruldu. Fabrikalar, madenler ve demiryolları bu caddedeki odalarda karara bağlandı. Bankalar Caddesi, İstanbul’un karma ticaret merkezlerinden farklı olarak idari ve mali bir eksendi: bakanlıklar, PTT ve bankalar birbirine yürüme mesafesindeydi.

    Cadde boyunca iş hayatı da örgütlendi. Bankaların çevresinde sigorta acenteleri, avukat yazıhaneleri ve tüccar büroları açıldı; Ulus, 1950’lerin ortasına kadar şehrin en yoğun ticari bölgesi olarak kaldı. 1954’te yapılan Ulus İşhanı, özel sektörün öne çıktığı yeni bir dönemin işaretiydi; ancak o yıllarda ağırlık yavaş yavaş Yenişehir’e kaymaya başlamıştı. İş Bankası da 1976’da genel müdürlüğünü bu binadan taşıdı.

    Bugün müzeler caddesi

    Binaların hikâyesi bugün de sürüyor. Ziraat Bankası’nın genel müdürlük binası banka müzesi; Emlak ve Eytam Bankası 23 Ekim 2013’ten beri dört bini aşkın pulun sergilendiği PTT Pul Müzesi; Sümerbank binası 2013’ten beri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi. İş Bankası’nın 1929 tarihli binası ise restore edilerek 2 Mayıs 2019’da İktisadi Bağımsızlık Müzesi olarak açıldı; eski yönetim kurulu salonu ve genel müdür odası korunmuş durumda. Fotoğraf 1935’ten: binanın önünde bir trafik polisi, arkada henüz seyrek bir bulvar.

    Ankara’nın iş hayatının ilk adresi, bugün kendi hikâyesini anlatan bir müzeler caddesi. Paranın nereye gittiğini izlemek isteyen, sonraki duraklarda güneye ve batıya bakmalı.

    Dönem künyesi

    Osmanlı Bankası
    1926 · Giulio Mongeri
    Tekel Başmüdürlüğü
    1928 · Mongeri
    Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü
    26 Kasım 1929 · Mongeri
    İş Bankası Genel Müdürlüğü
    1929 · Mongeri · 2 Mayıs 2019’dan beri müze
    Merkez Bankası
    1931–1933 · Clemens Holzmeister
    Emlak ve Eytam Bankası
    1933–1934 · Holzmeister · bugün PTT Pul Müzesi
    Etibank
    14 Haziran 1935
    Sümerbank
    1937–1938 · Martin Elsaesser · Taşhan’ın yerine

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  3. 03 1932 · Şehir PlanıŞehrin yönü belli oluyor. 3 Ekim Cumartesi
    Hermann Jansen’in 1932 tarihli Ankara imar planı paftası: kale çevresi ve güneye uzanan yeni şehir dokusu.
    Ankara Umumî Planı, 1932 · Hermann Jansen · Architekturmuseum der TU Berlin, Env. 22734 · CC0 · Kaynak

    Plan, yönü gösterdi.

    Ankara’nın geleceği bu kez bir şehir planında çizildi. Hermann Jansen’in planıyla kentin büyüme yönü güneye çevrildi. Eski şehir korunacak, yeni şehir güneyde kurulacaktı: bakanlıklar, geniş bulvarlar, parklar ve kamu yapıları başkentin yeni yüzünü oluşturmaya başladı.

    Dönemin hikâyesi

    Bir şehrin nereye büyüyeceği çoğu zaman bir çizimle belirlenir. Ankara için ilk çizimi Berlinli mimar Carl Christoph Lörcher yaptı: 30 Mayıs 1924’te eski şehir için 1/2000, 1925’te demiryolunun güneyindeki yeni şehir için 1/1000 ölçekli iki plan hazırladı. Izgara sokaklar, bahçeli bir–iki katlı evler ve iki yüz bin kişilik bir nüfus öngörüyordu. “Yenişehir” adı bu planla doğdu; Kızılay’ın ilk apartmanları Lörcher’in ızgarasına oturdu.

    Jansen’in planı

    Hükümet daha büyük bir çerçeve istedi. 1927’de Berlin üzerinden başlayan görüşmelerle üç uzman davet edildi: Almanya’dan Hermann Jansen ve Joseph Brix, Fransa’dan Léon Jausseley. 1928’de sonuçlanan yarışmayı Jansen kazandı; planı 23 Temmuz 1932’de Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Jansen’in fikri sadeydi: eski Ankara korunacak, yeni Ankara güneyde kurulacaktı. Ulus’tan Çankaya’ya uzanan bulvar şehrin omurgası olacak, bakanlıklar bu omurga üzerindeki bir “devlet mahallesi”nde toplanacak, konutlar bahçeli ve alçak yapılacaktı. Plan, iki yüz elli–üç yüz bin kişilik bir şehri elli yıllık bir ufukla, hektara yüz elli–iki yüz kırk kişilik yoğunlukla bin beş yüz hektara yerleştiriyordu.

    Jansen ve Bangert’in 1933 tarihli Hükûmet Kartiyesi perspektif çizimi: bakanlık binaları, avlular ve bulvarlar.
    “Hükûmet Kartiyesi”, 1933 · H. Jansen, W. Bangert · Architekturmuseum der TU Berlin, Env. 22867 · CC0 · Kaynak

    Bahçe şehir düşüncesi hem Lörcher’in hem Jansen’in planında temeldi: şehrin çevresinde yeşil bir kuşak, tarım alanlarının korunması, düşük yoğunluklu konut, çocuk oyun alanları, bir otobüs garı ve Tandoğan yakınında bir “tayyare limanı”. Kuzeybatıda planlanan Amele Mahallesi hiç yapılmadı; Kavaklıdere ise Lörcher’de yeşil alan, Jansen’de bulvardan Tunalı Hilmi’ye inen küçük bir bağlantı yoluydu. O sırtların apartmanlarla dolması için 1957’de onaylanan Yücel–Uybadin planını beklemek gerekecekti.

    İş hayatının yönü

    Plan, iş hayatının yönünü de belirledi. Bakanlıkların ve elçiliklerin güneye taşınması, bankaların, dükkânların ve yazıhanelerin onları izlemesi demekti. 1952’de Yenişehir’de apartman zeminlerinin dükkân olarak kullanılmasına izin verilmesiyle pasajlar çağı açıldı; Kızılay’ın 1950’lerde, Kavaklıdere’nin 1970’lerde yükselişi, 1932’de kâğıda çizilen bu eksenin sonucudur. Bugün Atatürk Bulvarı boyunca yürüyen herkes, aslında Jansen’in çizgisinde yürür.

    Şehir planı aşıyor

    Şehir planı hızla aştı. Jansen’in 1978 için öngördüğü üç yüz bin nüfus 1950’lerde geride kaldı; bahçeli evlerin yerini apartmanlar aldı, arsa spekülasyonu kontrol edilemedi. 1938’de Radyoevi Jansen’in haberi olmadan tamamlandı; Jansen, Vali Nevzat Tandoğan’a yazdığı mektuplarda bundan yakındı. Aynı yılın 9 Aralık’ında İmar İdare Heyeti, “şehrin silüeti belirlendiği” gerekçesiyle sözleşmesini yenilemedi. Jansen 20 Şubat 1945’te Berlin’de öldü.

    Yine de yön değişmedi. Ankara plana çizildiği gibi güneye, sonra planın hiç görmediği bir uzaklığa, batıya büyüdü. Bu serginin sonraki durakları, o çizginin devamıdır: Kızılay, Kavaklıdere ve bulvarın batısı.

    Dönem künyesi

    Lörcher planları
    30 Mayıs 1924 ve 1925 · 200.000 nüfus
    Yarışma
    1927–1928 · Jansen, Brix, Jausseley
    Jansen planı onayı
    23 Temmuz 1932
    Plan hedefi
    250–300 bin nüfus · 1.500 hektar · 50 yıl
    Jansen’in ayrılışı
    9 Aralık 1938
    Yücel–Uybadin planı
    1957

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  4. 04 1935 · KızılayYeni merkezin adı konuyor. 4 Ekim Pazar
    1930’larda Güven Anıtı’nın granit blokları üzerinde, bulutlu gökyüzüne karşı duran dört kişi.
    Güven Anıtı, 1933–34 · Annemarie Schwarzenbach · İsviçre Ulusal Kütüphanesi · Kamu malı · Kaynak

    Kurtuluş’tan Kızılay’a.

    Yenişehir’in kalbindeki meydan 1927’de Kurtuluş Meydanı’ydı. 1929’da yapılan Kızılay Genel Merkezi binası meydana adını verdi; 1935’te Güvenpark’ta Güven Anıtı açıldı. İş hayatı yavaş yavaş Ulus’tan Kızılay’a taşınmaya başladı.

    Dönemin hikâyesi

    Yenişehir’in kalbindeki meydan 1927’de Kurtuluş Meydanı adını taşıyordu; halk ortasındaki havuz yüzünden Havuzbaşı derdi. Havuzbaşı Parkı, belediye bandosunun konser verdiği, şehrin en bakımlı parklarından biriydi. 1929’da Avusturyalı mimar Robert Oerley’in tasarladığı Hilâliahmer, yani Kızılay Genel Merkezi binası Atatürk Bulvarı ile Ziya Gökalp Caddesi’nin köşesine yapılınca semt, bina sahibinin adını aldı. 1935’te cemiyet resmen Türkiye Kızılay Cemiyeti adını benimsedi; 1960’ta meydana Hürriyet Meydanı denmesi kararlaştırıldı, ama Ankaralı Kızılay demeye devam etti. Bina 1979’da, elli yaşında yıkıldı; ad kaldı.

    Güvenpark ve Güven Anıtı

    Aynı yıllarda meydanın karşısında Güvenpark düzenlendi. Avusturyalı heykeltıraş Anton Hanak’ın başladığı, 1934’te ölümü üzerine Josef Thorak’ın Ankara taşıyla tamamladığı Güven Anıtı 1935’te açıldı; bronz harflerle “Türk, öğün, çalış, güven” yazıyordu. Meydan bugünkü çerçevesine böyle kavuştu: bir yanda park ve anıt, öte yanda bulvar boyunca sıralanan apartmanlar. 1930–1950 arasında bakanlık binalarıyla bürokrasinin merkezi olan Kızılay, 1950’lerden itibaren ticaretin de merkezi oldu.

    1940’larda Kızılay: meydana adını veren Kızılay Genel Müdürlüğü binası, bahçesi ve Atatürk Bulvarı kavşağı, yüksekten.
    Kızılay Genel Müdürlüğü binası, Atatürk Bulvarı, 1940’lar · Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arşivi · Kaynak

    Kızılay’ın pasajları

    Kızılay, Ulus’tan farklı bir ticaretin merkeziydi. Ulus tüccarın ve toptancının, hanların şehriydi; Kızılay memurun, üniversitelinin ve orta sınıfın vitrini. Bunu en iyi pasajlar anlatır. 1952’de apartmanların zemin ve bodrum katlarının dükkân olarak kullanılmasına izin verildi; iki yıl sonra, 1954’te Kocabeyoğlu Pasajı açıldı: Ankara’nın ilk pasajı. Onu 1955’te Bulvar Pasajı, 1961’de Öztuğ ve 1963’te Lale Pasajı izledi; son ikisine, ithal malların adresi olduğu için “Amerikan pazarı” dendi. Bir araştırma Yenişehir’de otuz bir pasaj saymıştır; yirmi yedisi 1950–1980 arasında yapılmış, yalnızca 1960’larda on dördü açılmıştır; en büyüğü otuz iki bin metrekarelik Onur Çarşısı’dır. Zafer Parkı’nın altına yapılan Zafer Çarşısı 1960’ların sonunda, Soysal Çarşısı 1969’da geldi. 1968’den sonra bina yükseklikleri yedi–sekiz kata çıktı; kahveler ofise dönüştü.

    Pasaj, Ankara’nın icat ettiği bir alışveriş biçimi sayılabilir: bir apartmanın zemin ve bodrum katlarını dükkân sıralarıyla dolduran, yağmurda ve karda vitrin gezdiren kapalı sokaklar. Aynı sokaklarda şehrin sinemaları ve lokantaları da vardı. Adı Ulus olsa da Kızılay’daki Soysal Apartmanı’nda 20 Ocak 1939’da açılan Ulus Sineması; 1943’te İş Bankası iştirakiyle açılan bin yüz koltuklu Ankara Sineması; Abidin Mortaş’ın tasarladığı, pastanesi ve kitabevi olan, 17 Ocak 1949’da açılıp 1978’de çarşıya dönüştürülen Büyük Sinema. Tuna Caddesi’ndeki Piknik 15 Kasım 1953’te açıldı; günde binlerce sandviçi ve Türkiye’nin ilk espressosuyla o kadar tanındı ki önündeki otobüs durağının adı “Piknik” oldu.

    Kırk yıllık iş adresi

    1960’lara gelindiğinde bakanlıklar, bankaların şubeleri, sinemalar ve pasajlar aynı birkaç sokakta toplanmıştı. Emekli Sandığı, 1966’da Meclis’in karşısına on dokuz katlı, yüz doksan dört odalı Büyük Ankara Oteli’ni yaptırdı; 1986’ya kadar Türkiye’nin tek beş yıldızlı oteliydi. 1973’te seçilen Vedat Dalokay, selefinin meydanın altına kazdırdığı çarşı çukurunu kapattırıp meydanı yeniden düzenledi; 1979’da Sakarya Caddesi ve çevresi oturma grupları, havuzlar ve sergi alanlarıyla yayalaştırıldı.

    Kızılay kırk yıl boyunca Ankara’nın iş adresi olacaktı. Silüete ilk kule de burada yükselecek; sonraki durak onun hikâyesi.

    Dönem künyesi

    Kızılay Genel Merkezi
    1929 · Robert Oerley · 1979’da yıkıldı
    Güven Anıtı
    1935 · Anton Hanak, Josef Thorak
    Ulus Sineması (Kızılay)
    20 Ocak 1939
    Büyük Sinema
    17 Ocak 1949 · Abidin Mortaş
    Pasaj izni
    1952 · zemin ve bodrum katlar
    Piknik
    15 Kasım 1953
    Kocabeyoğlu Pasajı
    1954 · ilk pasaj
    Bulvar · Öztuğ · Lale pasajları
    1955 · 1961 · 1963
    Büyük Ankara Oteli
    1966 · Emekli Sandığı · 19 kat
    Sakarya yaya bölgesi
    1979

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  5. 05 1965 · Emek İşhanıSilüete ilk kule. 5 Ekim Pazartesi
    Emek İşhanı’nın cam cepheli kulesine aşağıdan bakan siyah-beyaz fotoğraf.
    Emek İşhanı · Engin Akyurt · CC0 · Kaynak

    Ankara’nın ilk gökdeleni.

    Enver Tokay ve İlhan Tayman’ın tasarladığı Emek İşhanı 1959’da yükselmeye başladı, 1965’te tamamlandı: 24 kat, yaklaşık 76 metre. Kızılay’ın ortasındaki kule, iş hayatının artık bu meydanda olduğunu ilan ediyordu. Bugün Kahramanlar İş Merkezi adıyla ayakta.

    Dönemin hikâyesi

    1959’da Kızılay Meydanı’nın köşesinde bir çukur açıldı. 1965’te tamamlandığında Türkiye’nin ilk gökdeleni olarak anılan bir yapı yükselmişti: Enver Tokay ile İlhan Tayman’ın tasarladığı, yirmi dört katlı ve yetmiş altı metreye yakın Emek İşhanı. Yaptıran Emekli Sandığı’ydı; hem sandığa gelir sağlamak hem de Kızılay’ın yüzünü değiştirmek için yapılmıştı, ad da oradan geliyordu. Cam ve alüminyum giydirme cepheli ince kule, rasyonel-uluslararası üslubun Ankara’daki ilk büyük örneğiydi. Ankaralılar ona kısaca “Gökdelen” dedi.

    Kiralık ofis, ortak asansör

    Emek İşhanı yalnızca yüksek değil, yeni bir iş biçiminin de habercisiydi: katlar kiralık ofislerdi. Şirketler, avukatlar, mimarlar ve doktorlar aynı asansörü paylaşıyor; zemin katlardaki pasajda dükkânlar sıralanıyordu. Çatıdaki Gökdelen Restoran 1960’larda ve 1970’lerde bürokratların, siyasetçilerin, gazetecilerin ve sanatçıların buluştuğu yerdi; “Gökdelen’in önünde buluşalım” sözü şehrin diline yerleşti. Kule, iş hayatının Ulus’tan Kızılay’a taşındığını ilan eden bir işaretti; o güne kadar bir hanın odasında ya da bir apartmanın katında yapılan iş, ilk kez ofis için yapılmış bir binaya taşınıyordu.

    Mart 1970’te Atatürk Bulvarı: otomobiller, apartmanlar ve bulvarın ucunda yükselen Emek İşhanı.
    Atatürk Bulvarı ve Emek İşhanı, Mart 1970 · Victor A. Grigas · CC BY-SA 2.0 · Kaynak

    Gima’nın önü

    Alt katlara 9 Ocak 1967’de Gima yerleşti. 1956’da Ankara’da kurulan Gima, Marmarabirlik, Trakyabirlik, Fiskobirlik ve Tariş gibi üretici kooperatiflerinin ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırmak için kurulmuş bir kamu şirketiydi; Kızılay mağazası, Türkiye’nin gerçek anlamda ilk büyük mağazası kabul edilir. İki bodrum, zemin ve iki üst katı kaplayan mağazada parfümeriden mobilyaya, gıdadan beyaz eşyaya her şey satılıyordu; yüz otuz genç kadın ve yüz otuz erkek çalıştırıyor, günde elli bin ziyaretçiye ulaştığı yazılıyordu. Türkiye’nin ilk aynalı deneme kabinleri burası için tasarlandı. Yıllarca “Gima’nın önü”, Ankara’nın buluşma noktası oldu.

    Gima’nın sonraki hikâyesi Türkiye perakendesinin özetidir: 1996’da Fiba Holding çoğunluk hissesini aldı; 3 Mayıs 2005’te yetmiş altı Gima ve elli Endi mağazası Carrefoursa’ya satıldı. Kızılay’daki mağaza da bu dönüşümde tarihe karıştı. Kule bugün Kahramanlar İş Merkezi adıyla ayakta ve cephesi yakın yıllarda yenilendi; çevresindeki bulvar değişti, mağazalar el değiştirdi, ama Kızılay’ın silüeti hâlâ o ince kuleyle tanınır.

    Ofis ayrı bir bina oluyor

    1965, Ankara’da ofisin dükkândan ve yazıhaneden ayrıldığı yıldır. Emek İşhanı ofisi ayrı bir bina tipi olarak şehre tanıttı; sonraki her durak, bu kulenin başlattığı sorunun cevabıdır: iş nerede yapılmalı? Kızılay’ın cevabı “merkezde, meydanın üstünde” idi. Sonraki on yıllar aynı soruya başka cevaplar verecek.

    Dönem künyesi

    Emek İşhanı
    1959–1965 · Enver Tokay, İlhan Tayman · 24 kat
    Yaptıran
    Emekli Sandığı
    Gökdelen Restoran
    çatı katı · 1960–70’ler
    Gima
    1956 kuruluş · Kızılay mağazası 9 Ocak 1967
    Gima satışı
    3 Mayıs 2005 · Carrefoursa
    Bugünkü adı
    Kahramanlar İş Merkezi

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  6. 06 1980 · Tunalı HilmiPasajlar çağı başlıyor. 6 Ekim Salı
    Tunalı Hilmi Caddesi’nde Kuğulu Pasajı’nın girişi: tabela, cam kapılar ve iki yanda vitrinler.
    Kuğulu Pasajı, 2011 · halil.gamsizkan (Panoramio) · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

    Kuğulu: iki ofis, bir pasaj.

    1970’lerden sonra ofisler ve dükkânlar Kızılay’dan Kavaklıdere’ye kaydı; Tunalı Hilmi’deki apartmanlar ofise, evler pasajlara dönüştü. Caddenin ilk pasajı Kuğulu, 1980 civarında açıldı: iki ofis bloğunu bir alışveriş pasajı birleştiriyordu. Ardından Ertuğ, Aynalı, Seğmenler ve Tunalı pasajları geldi.

    Dönemin hikâyesi

    1970’lerden sonra ofisler ve dükkânlar Kızılay’dan Kavaklıdere’ye kaydı. Adını, bugünkü Tunus Caddesi boyunca akan kavaklı dereden ve Sevda ile Cenap And’ın 1929’da kurduğu Kavaklıdere Şarap Fabrikası’ndan alan semt, uzun süre bağlarla ve elçiliklerle anıldı. Lörcher planında yeşil alan, Jansen planında bulvardan Tunalı Hilmi’ye inen küçük bir bağlantı yoluydu; 9 Haziran 1936’da ilçe olan Çankaya’nın bu yamacı, 1957’deki Yücel–Uybadin planıyla apartmanlaştı. 1950–1963 arasında yüz altmış konutluk 14 Mayıs Kooperatifi, 1957–1958’de dönemin en yüksek yapısı sayılan İlbank Blokları ve Hayat Apartmanı yapıldı; 1958–1963 arasında dere yatağı Kuğulu Park oldu.

    Ofis katı, dükkân sırası

    Caddenin adı, Meclis’te Bolu ve Zonguldak milletvekili olarak görev yapan, 1923’te kadınların oy hakkını Meclis kürsüsünden savunan ve kömür işçileri için yasa öneren Tunalı Hilmi Bey’den (1871–1928) geliyor. 1960’ların ortasına kadar Özdemir Caddesi denen yol, 1964 dolayında onun adını aldı. Aynı yıllarda, başkente gelen memur orta sınıfın yerleştiği alçak apartmanların bodrum ve zemin katlarına pasajlar yerleşti: Kuğulu, Ertuğ, Tunalı, Seğmenler ve diğerleri. Kızılay’ın pasajlarından farkları, ofis katlarıyla dükkân sıralarını aynı yapıda buluşturmalarıydı; üst katlarda çalışanlar öğle arasında aşağıda alışveriş yapıyordu.

    Tunalı Hilmi Caddesi’ne yukarıdan bakış, 1977: sağda Vakıflar Bankası şubesi ve Altındal Gıda Pazarı, caddede dönemin otomobilleri.
    Tunalı Hilmi Caddesi, 1977 · Antoloji Ankara · Kaynak

    Şehrin vitrini

    1980’lerde cadde şehrin vitrini oldu. Butikler, kitapçılar, pastaneler ve ayakkabıcılar Kuğulu Park’tan Kavaklıdere’ye uzanan kaldırıma dizildi; ofis çalışanı ile alışverişe çıkan aynı kaldırımı paylaştı. Viyana Belediyesi’nin hediye ettiği beyaz kuğular parka 1970’lerde geldi, 1980’lerde Pekin’den gelen siyah kuğular onlara katıldı ve park semtin simgesi oldu. Elçiliklerin, bakanlık lojmanlarının ve yeni apartmanların arasında Tunalı Hilmi, Ankara’nın ilk gerçek “cadde ekonomisi”ydi: vitrinin kendisi bir adres hâline gelmişti.

    Ofis ile mağazanın aynı yapıda buluşması Ankara için yeni bir kalıptı; on yıl sonra Kavaklıdere’nin öteki ucunda Karum bu kalıbı büyütecekti. 1990’larda Arjantin Caddesi kafelerle doldu; 1993’te bir evin kafeye çevrilmesiyle açılan Cafemiz gibi mekânlar caddeyi akşamları da yaşatan bir yer yaptı. Kapaktaki Kuğulu Pasajı ve İş Merkezi ile Ertuğ Pasajı, o dönemin en tanınmış kapılarından ikisidir; Ertuğ Pasajı’nın yerinde 1948’de hâlâ bir bağ evi duruyordu.

    Ofis kararında çevre

    Tunalı Hilmi’nin öğrettiği şey, ofis kararında çevrenin payıdır: iyi bir cadde, iyi bir vitrin ve yürüyerek varılan bir kahve, kira kadar önemlidir. Alışveriş merkezleri sonraki on yıllarda caddenin dükkânlarını çekti; pasajlarda sahaflar, saatçiler, terziler ve noterler kaldı, bir bölümü sonra yeniden canlandı. Ama ders sonraki her durakta yeniden görülecek.

    Dönem künyesi

    Kavaklıdere Şarap Fabrikası
    1929 · Sevda ve Cenap And
    14 Mayıs Kooperatifi
    1950–1963 · 160 konut
    İlbank Blokları · Hayat Apartmanı
    1957–1958
    Kuğulu Park
    1958–1963 · kuğular Viyana’dan, 1970’ler
    Tunalı Hilmi Caddesi
    eski adı Özdemir · 1964 dolayı
    Kuğulu, Ertuğ, Tunalı, Seğmenler pasajları
    1960’lardan itibaren
    Cafemiz · Arjantin Caddesi
    1993

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  7. 07 1991 · Karumİş ve alışveriş tek çatı altında. 7 Ekim Çarşamba
    Kavaklıdere’de Karum’un kavisli, sütunlu ana girişi ve tabelası; vitrinler ve arkada otel kulesi.
    Karum, 2025 · Kayra · CC BY 4.0 · Kaynak

    Şehrin yeni buluşma yeri.

    1989’da Çankaya’da Atakule, 1991’de Kavaklıdere’de Karum açıldı; Ankara iki yeni alışveriş ve buluşma noktası kazandı. Ragıp Buluç’un tasarladığı Atakule, 125 metrelik kulesi, seyir terası ve döner restoranıyla kentin simgelerinden biri olurken, Alman gmp ofisinin tasarladığı Karum, cam tonozlu avlusu çevresinde üç alışveriş ve dört ofis katını bir araya getirdi. Bugün Atakule’nin özgün kulesine, Ali Osman Öztürk’ün tasarladığı ve 29 Ekim 2018’de açılan yeni çarşı eşlik ediyor.

    Dönemin hikâyesi

    13 Ekim 1989’da, başkentliğin altmış altıncı yıl dönümünde Çankaya sırtında Atakule açıldı; açılışı Cumhurbaşkanı Turgut Özal yaptı. Temeli 1987’de atılan, Ragıp Buluç’un tasarladığı ve Kutlutaş’ın iki yılda yaptığı yüz yirmi beş metrelik kule ile eteğindeki çarşı, Türkiye’nin ikinci, Ankara’nın ilk alışveriş merkezi sayıldı. Yüz on bir metredeki döner restoran saatte bir tur atıyordu; yapı 1990 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde başarı ödülü aldı. Ankara o güne kadar pasaj ve çarşı biliyordu; “alışveriş merkezi” kelimesi şehre bu kuleyle girdi.

    Ankara’da yeni bir merkez

    Karum 1991’de Kavaklıdere’de, 1987’den beri yapımı süren ve Sheraton oteliyle birlikte tasarlanmış bir kompleksin parçası olarak açıldı; sloganı “Ankara’da yeni bir merkez”di. Alman gmp ofisinin, von Gerkan, Marg und Partner’in projesinde altmış sekiz bin metrekare üzerinde üç alışveriş katında üç yüz seksen iki dükkân, üstünde dört ofis katında yüz üç ofis vardı. Otel dikey, çarşı yatay elemandı; silindirik biçimler ve cam cepheler ikisini tek bir kütle gibi gösteriyordu. Adı boşuna seçilmemişti: “karum”, Asur Ticaret Kolonileri çağında Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaretin döndüğü pazar yerlerine verilen addı; en ünlüsü Kayseri yakınındaki Kültepe’de, Kaniş Karumu’ydu. Dört bin yıllık bir ticaret geleneği cam bir çatının altında yeniden adlandırılıyordu.

    2006’da Atakule: eski çarşının gökyüzünü yansıtan aynalı cam cephesi ve dışarı taşan küp kütleleri, üstte kule.
    Atakule ve eski çarşının aynalı cephesi, 2006 · Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

    Karum’un yeniliği, ofis ile mağazayı aynı yapıda buluşturmasıydı; üst katlarda çalışanlar öğle arasında aşağıda alışveriş yapıyor, akşam Arjantin Caddesi’ne çıkıyordu. Genel müdürü yıllar sonra “Bizim yemek katımız Arjantin Caddesi’ydi” diyecekti. Haftada yüz elli bin ziyaretçi Gaziosmanpaşa, Kavaklıdere ve Çankaya’dan geliyordu; 1990’larda Levi’s 501, Timberland ve Lacoste gibi o dönem zor bulunan markaların adresi burasıydı.

    Pasajdan alışveriş merkezine

    Bu iki yapı, Ankara’da iş hayatının ölçek değiştirdiği yılları işaretler: pasajdan alışveriş merkezine, tek binadan “merkez”e. Onları başkaları izledi: Ekim 1995’te Ümitköy’de yüz üç dükkânlı Galleria, Mart 1998’de Tepe Emlak ile Alman Metro AG’nin ortaklığıyla, yüz bin metrekarelik Bilkent Center açıldı ve alışveriş merkezi fikri şehrin batısına taşındı. Bilkent Center’ın açılış günü kuyruk Eskişehir Yolu’na kadar uzanmıştı.

    Atakule’nin yeni çarşısı

    Fotoğraftaki eski Atakule çarşısı 2014’te yıkıldı; yıkım, mimarının açtığı davayla bir süre durdu, kule korundu. Yerine Ali Osman Öztürk’ün tasarladığı yeni çarşı, üç yüz milyon liralık yatırımla 29 Ekim 2018’de açıldı: dört perakende katı, bir sinema katı, yirmi bin metrekare kiralanabilir alan ve yüz yirmi bağımsız bölüm. Karum bugün de mağazalar ve ofislerin birlikte çalıştığı bir merkez; zamanla uluslararası markaların yerini sanat galerileri, terziler, antikacılar ve hukuk büroları aldı.

    1989 ve 1991’in dersi net: ofis, alışverişin ve caddenin yanında olduğunda değer kazanır. Aynı imza, on bir yıl sonra bulvarın batısında bu dersi ölçek büyüterek yeniden yazacak.

    Dönem künyesi

    Atakule
    13 Ekim 1989 · Ragıp Buluç · 125 m
    Karum
    1991 · gmp · 382 dükkân + 103 ofis
    Galleria · Ümitköy
    Ekim 1995
    Bilkent Center
    Mart 1998
    Atakule yeni çarşı
    29 Ekim 2018 · Ali Osman Öztürk

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  8. 08 2002 · SöğütözüYeni merkez, yeni silüet. 8 Ekim Perşembe
    Armada’nın mavi cam cepheli ofis kulesi ve alışveriş merkezi girişi, açık gökyüzüne karşı.
    Armada, 2005 · Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

    Söğütözü’nde bir kule.

    Eylül 2002’de açılan Armada, Ali Osman Öztürk’ün tasarladığı 21 katlı ofis kulesiyle Eskişehir Yolu’nun ilk büyük karma projelerinden biri oldu. Ardından Söğütözü ve Çukurambar’da kuleler birbirini izledi. Ankara’nın yeni merkezi iş alanı artık şehrin batısındaydı.

    Dönemin hikâyesi

    Eylül 2002’nin son günlerinde Söğütözü’nde Armada açıldı: dört katlı bir alışveriş merkezinin üstünde yirmi bir katlı bir ofis kulesi. Yaptıran, sonradan TOBB başkanı olacak Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanlığında 1999’da yirmi üç ortakla yola çıkan ve açılışa kadar yirmi sekize ulaşan Söğütözü İnşaat’tı. Tasarım, Ali Osman Öztürk’ün on iki kişilik ekibine aitti; ekibin ilk büyük projesiydi. Otuz bin metrekarelik arsada yüz yirmi beş bin metrekare inşaat, otuz iki bin metrekare kiralanabilir alan, yüz elli dükkân, on bir salonlu sinema ve üç bin araçlık otopark vardı. Cephede yirmi bin metrekare granit ve on beş bin metrekare mavi cam kullanılmıştı; ad, Ankara’nın bir zamanlar iç deniz olduğu düşünülen geçmişine gönderme yapıyordu.

    Şehrin kıyısında yeni silüet

    Söğütözü o güne kadar şehrin kıyısıydı; seksenlerde “Ankara burada biter” denen bir düzlük. Armada, Eskişehir Yolu’nun bu ucunda büyük ölçekli ilk karma yapı oldu ve bulvarın batısında yeni bir silüet başlattı. Karum’un Kavaklıdere’de denediği kalıp burada ölçek büyüterek tekrarlandı: alışveriş aşağıda, ofis yukarıda, otopark ve bulvar bağlantısı aynı kütlede. İki kesişen yaydan oluşan “mekik” planlı kule, şehrin panoramasına her yönden bakıyordu.

    Söğütözü’nde Eskişehir Yolu: solda ARMADA tabelalı cam kule, sağda sonradan yükselen ofis kuleleri.
    Söğütözü’nde Armada ve yeni kuleler, 2020 · Space00010 · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

    Merkez batıya geçiyor

    On yıl içinde Söğütözü ve hemen yanındaki Çukurambar kulelerin, otellerin ve restoranların semti oldu. Temmuz 2011’de dört yüz on üç odalı JW Marriott, markanın Türkiye’deki ilk oteli olarak buraya açıldı; şirket merkezleri Kızılay’daki apartman katlarından cam kulelere taşındı. 13 Mart 2014’te açılan Söğütözü metro istasyonu semti Kızılay’a on dakikaya bağladı; Armada’ya istasyondan üç–dört dakikada yürünüyordu. Kulelerin altındaki kafeler öğle arasında koridorun yeni meydanı gibi çalıştı. Ankara’nın merkezi iş alanı böylece bulvarın batısına geçti.

    Armada büyüyor

    Armada da büyüdü. 2012’de başlayan yenilemeyle Armada 2 eski ve yeni blokları bir yaya aksı ve köprüyle bağladı; kompleks bugün iki yüz elliye yakın markaya ev sahipliği yapıyor. Genişleme, 2014 MAPIC Ödülleri’nde “en iyi yenileme ve genişleme” birinciliği, 2015’te ICSC Avrupa ödülü ve 2016’da Las Vegas’ta ICSC VIVA “en iyinin en iyisi” ödülünü aldı; o yıl Türkiye’den ödül alan tek alışveriş merkeziydi. 2023’te aynı arsada, aynı mimarın çizdiği yirmi bir bin metrekarelik Armada 3 başladı.

    Bu durağın imzası sonraki duraklarda yeniden karşımıza çıkacak: Bilkent Kavşağı’nda Tepe Prime ve Maidan’da, Atakule’nin yeni çarşısında ve Koru’da. Ankara’da iş ile hayatı aynı yerde tutmayı deneyen çizgi, Söğütözü’nde başladı.

    Dönem künyesi

    Armada
    Eylül 2002 · Söğütözü İnşaat · Ali Osman Öztürk
    Ofis kulesi
    21 kat · 125.000 m² inşaat
    JW Marriott
    12 Temmuz 2011 · markanın Türkiye’deki ilk oteli
    Armada 2
    2010’ların başı · MAPIC 2014 birincilik
    Söğütözü metro istasyonu
    13 Mart 2014 · M2
    Armada 3
    2023– · 21.000 m²

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  9. 09 2007 · Cepa · KentparkÇarşı Eskişehir Yolu’na taşınıyor. 9 Ekim Cuma
    Kentpark’ın cam cepheli girişi ve tabelası; önünde ağaçlı, banklı bir meydan.
    Kentpark, 2013 · Vikiçizer · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

    Yedinci kilometrede iki komşu.

    23 Ağustos 2007’de ODTÜ’nün karşısında Cepa açıldı; 12 Şubat 2010’da hemen yanına Kentpark eklendi. İki komşu, Eskişehir Yolu’nun yedinci kilometresini şehrin yeni çarşısına çevirdi: alışveriş artık Kızılay’ın pasajlarında değil, bulvarın batısındaki kapalı sokaklardaydı.

    Dönemin hikâyesi

    23 Ağustos 2007’de Eskişehir Yolu’nun yedinci kilometresinde, ODTÜ ormanının karşısında Cepa açıldı. Üstünçelik’in kurucusu İsmet Celebcioğlu’nun yaptırdığı, 2006–2007’de inşa edilen merkez elli üç bin metrekarelik bir arsaya oturuyordu: yüz yetmiş iki bin metrekare kapalı alan, yetmiş beş bin metrekare kiralanabilir alan, yüz seksen sekiz mağaza, on salonlu bir sinema, hipermarketi ve yapı marketiyle. Yemek sokağı ve ormana bakan terasıyla klasik bir alışveriş merkezinden çok bir gezinti yeri gibi tasarlanmıştı; açıldığı hafta bulvarın trafiği şehrin konusu oldu.

    İçinden sokak geçen çarşı

    İki buçuk yıl sonra, 12 Şubat 2010’da hemen yanına Kentpark eklendi. Yirmi ortaklı Mega Türk A.Ş.’nin, İhsan Ayrancıoğlu başkanlığında ve tamamen yerli sermayeyle yüz on beş milyon avroya yaptırdığı merkezi Öncüoğlu Mimarlık’tan Enis Öncüoğlu tasarladı. Kırk iki bin metrekarelik arsada iki yüz yirmi beş bin metrekareyi aşan yapı kapalı bir kutu değil, içinden bir “sokak” geçen bir kompleksti: mağazalar, on bir bin metrekare ofis, buz pisti, yirmi bir metreye fışkıran göleti ve terasları olan bir çarşı. 9 Eylül 2009 için duyurulan açılış beş ay gecikti; açıldığında iki yüz seksen altı mağazası vardı ve Harvey Nichols, Decathlon gibi markalar Ankara’ya ilk kez burada geldi. Sekiz dakikalık sürüş mesafesinde bir milyon iki yüz bin kişi yaşıyordu; günde kırk iki bin ziyaretçi bekleniyordu. Kentpark 2011’de Cityscape Global’de yılın alışveriş merkezi seçildi.

    Cepa’nın mavi-beyaz cam cephesi ve CEPA logolu kulesi, önde otopark.
    Cepa, 2013 · Vikiçizer · CC BY-SA 3.0 · Kaynak

    Eskişehir Yolu, uzun bir çarşı

    Aynı otoparkı paylaşan iki komşu, birinden ötekine on beş–yirmi adımda geçilen yan kapılarıyla tek bir çarşı gibi çalıştı. Alışveriş artık Kızılay’ın pasajlarında değil, bulvarın batısındaki kapalı sokaklardaydı. Aynı yıllarda Oran’da Panora (10 Aralık 2007), Çayyolu’nda Hollandalı Redevco’nun yüz elli milyon avroluk yatırımı Gordion (17 Eylül 2009) ve daha önce Koru’da Arcadium (2003) açılmıştı; Eskişehir Yolu, bir ucu Söğütözü’nde, öteki ucu Çayyolu’nda biten uzun bir çarşıya dönüştü.

    İki kampüs, bir koridor

    Bu dönüşümün arkasında iki kampüs vardı. 1956’da kurulan ODTÜ ile 20 Ekim 1984’te kurulan Bilkent, koridorun iki yanında on binlerce öğrenci ve akademisyen demekti; kampüslerin yanında kurulan ODTÜ Teknokent ve Bilkent Cyberpark ile yazılım ve savunma sanayii şirketleri de aynı yola dizildi. Onların çalışanları için konut, alışveriş ve ulaşım aynı koridora sıralandı. Eskişehir Yolu artık şehirden çıkan bir yol değil, şehrin uzun bir merkeziydi.

    Ofis için sonuç açıktı: talep, kampüse, kavşağa ve çarşıya yakın olana kayıyordu. Cepa ile Kentpark’ın yaptığı şey, bulvarın batısında bir gündelik hayat merkezi kurmaktı; ofis kuleleri bu merkezin çevresine gelecekti. Sonraki durak, tam da bu kavşakta, bir kilometre batıda başlıyor.

    Dönem künyesi

    Cepa
    23 Ağustos 2007 · Üstünçelik · 188 mağaza
    Panora · Oran
    10 Aralık 2007
    Gordion · Çayyolu
    17 Eylül 2009 · Redevco
    Kentpark
    12 Şubat 2010 · Mega Türk · Öncüoğlu Mimarlık
    Kentpark yatırımı
    115 milyon avro · 286 mağaza
    Cityscape Global
    2011 · yılın alışveriş merkezi

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  10. 10 2011 · Tepe Prime · MaidanOfis, şehre açılıyor. 10 Ekim Cumartesi
    Tepe Prime’da kafelerin ve saçakların sıralandığı açık cadde; solda ofis bloğu.
    Tepe Prime, 2014 · Vikiçizer · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

    Aynı imza, yeni kavşak.

    2 Ekim 2011’de Bilkent Kavşağı’nda Tepe Prime açıldı: iki ofis kulesi, bir rezidans ve dükkânlarla çevrili açık bir cadde. Altı yıl sonra, bir kilometre kadar doğusunda Maidan tamamlandı; bu kez ofisler bir meydanın çevresinde toplandı. İkisini de Armada’yı ve Atakule’nin yeni çarşısını tasarlayan Ali Osman Öztürk çizdi.

    Dönemin hikâyesi

    2 Ekim 2011’de Bilkent Kavşağı’nda Tepe Prime açıldı: on sekiz ve on dokuz katlı iki ofis kulesi, on katlı bir rezidans ve dükkânlarla çevrili açık bir cadde. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği’ne ait yirmi sekiz bin metrekarelik arsada Tepe İnşaat’ın iki yüz milyon dolarlık yatırımıyla, doksan üç bin metrekare inşaat alanıyla yapılan projeyi Ali Osman Öztürk tasarlamıştı. İki yüz on sekiz ofis, yüz stüdyo ve açılışta “Tepe Prime Avenue” diye tanıtılan, ama şehrin dilinde hep Tepe Prime olarak kalan bir cadde: kafeler, lokantalar, Türkiye’nin ilk konsept otomobil galerisi, kitapçı ve eczane kaldırıma açılıyordu. Açılış gecesinde caddede Cem Adrian ve Ozan Doğulu sahne aldı. Ofis, dükkânı ve kafesiyle şehre açılıyordu.

    Kampüs, çarşı, ofis

    Kavşak o güne kadar da hareketliydi: 20 Ekim 1984’te İhsan Doğramacı’nın kurduğu, adını “bilim kenti”nin kısaltmasından alan Bilkent Üniversitesi, 1998’de Tepe Emlak ile Metro AG’nin ortaklığıyla açılan ve Ankara’nın ilk açık hava “power center”ı sayılan Bilkent Center. Tepe Prime bu kampüs ve çarşı ekosistemine ofisi ekledi; kulelerde ve rezidansta iki bin beş yüz kişi çalışıyordu. Ofis çalışanı akşam aynı caddede kalıyor, hafta sonu aynı kavşağa dönüyordu. 2010’ların ortasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da hemen yanındaki yeni binasına taşındı.

    Havadan Maidan: kavisli balkonlu üç kule, önlerinde alçak ticaret bloğu ve meydan; arkada Ankara silueti.
    Maidan · maidan.com.tr · Kaynak

    Altı yıl sonra bir meydan

    Altı yıl sonra, Tepe Prime’ın bir kilometre kadar doğusunda Maidan tamamlandı. BM Holding’in arsasında, Mart 2013’te projeye katılan Ege Grup’un yatırımı olarak, yine Ali Osman Öztürk’ün mimarlığı ve Stephen Stefanou’nun konsept tasarımıyla yirmi iki bin metrekarelik arsada yüz yirmi bin metrekare inşaat olarak yükseldi; arsanın yüzde yetmişi açık alana ayrılmış, ortada altı bin metrekarelik bir meydan bırakılmıştı. Beş yüz yirmi sekiz ofis ile dükkânlar ve lokantalar bu meydanın çevresine dizildi. Adı da bunu söylüyordu: “maidan”, yani şehrin meydanı. Proje, tamamlanmadan önce 2016 Avrupa Emlak Ödülleri’nde en iyi ofis mimarisi, 2017 Dünya Mimarlık Ödülleri’nde en iyi ofis projesi seçildi; inşaat Kasım 2017’de bitti.

    Aynı imzanın çizgisi

    İkisini de Armada’yı ve Atakule’nin yeni çarşısını tasarlayan aynı imza çizdi. Aynı imzanın Ankara’da izlediği çizgi net: iş ile hayatı aynı yerde tutmak, ofisi bir caddeye ya da bir meydana bağlamak. Bakanlık binalarının, kampüslerin ve çarşının aynı kavşakta buluşmasıyla Bilkent, Söğütözü’nden sonra koridorun ikinci odağı oldu; metro istasyonu her ikisine de yürüme mesafesindeydi.

    Önce cadde, sonra meydan. Bu sıralama, 13 Ekim’de perde aralanınca bir kez daha anlam kazanacak.

    Dönem künyesi

    Bilkent Üniversitesi
    20 Ekim 1984 · adı “bilim kenti”nden
    Bilkent Center
    1998 · Tepe Emlak, Metro AG
    Tepe Prime
    2 Ekim 2011 · Tepe İnşaat · Ali Osman Öztürk
    Tepe Prime
    218 ofis · 100 stüdyo · 2 kule + rezidans
    Maidan
    2017 · Ege Grup, BM Holding · Ali Osman Öztürk · 6.000 m² meydan
    Maidan ödülleri
    European Property Awards 2016 · World Architecture Awards 2017

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  11. 11 2019 · Eskişehir YoluKamu da batıya yürüyor. 11 Ekim Pazar
    Havadan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi yerleşkesi: mavi cepheli ana blok ve arkasında uzanan binalar.
    Ankara Bilkent Şehir Hastanesi · T.C. Sağlık Bakanlığı · Kaynak

    Sıhhiye’den Eskişehir Yolu’na.

    Danıştay 5 Nisan 2012’de Sıhhiye’den Eskişehir Yolu’ndaki yeni binasına taşındı; bugün Ticaret Bakanlığı ile yan yana. Sağlık Bakanlığı 2017’de Bilkent’teki yeni yerleşkesine geçti; 14 Mart 2019’da hemen yanında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi açıldı. Metronun bir durağının adı bile bu taşınmayı anlatır: Tarım Bakanlığı–Danıştay.

    Dönemin hikâyesi

    İş batıya yürüyünce kamu da yürüdü. Danıştay, 1976’dan beri kullandığı Sıhhiye’deki binasından 5 Nisan 2012’de Eskişehir Yolu’nun onuncu kilometresindeki yetmiş iki bin beş yüz metrekarelik yeni yerleşkesine taşındı; üç duruşma salonu, genel kurul salonu, altı yüz kişilik konferans merkezi ve kreşiyle. Bugün Ticaret Bakanlığı’nın Söğütözü’ndeki merkez yerleşkesi metro istasyonunun hemen yanında; Tarım ve Orman Bakanlığı Lodumlu’da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2010’ların ortasından beri Tepe Prime’ın yanı başında. Metronun bir durağının adı bile bu taşınmayı anlatır: Tarım Bakanlığı–Danıştay.

    Bir sağlık kenti

    Sağlık Bakanlığı Ağustos 2017’de Bilkent’teki yeni yerleşkesine geçti; genel müdürlükler birkaç ay içinde tek tek taşındı. 14 Mart 2019’da, Tıp Bayramı’nda hemen yanında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi açıldı: kamu-özel ortaklığıyla yapılan, bir milyon üç yüz bin metrekare kapalı alanlı, üç bin yedi yüzü aşkın yataklı, yüz otuz bir ameliyathaneli ve dokuz yüz dört poliklinik odalı bir sağlık kenti. Genel, kalp-damar, nöroloji-ortopedi, onkoloji, çocuk, kadın doğum ve rehabilitasyon hastaneleri tek yerleşkede toplandı; yedi bin klinik ve beş bin idari çalışanla, günde kırk bin poliklinik hastası ve yüz bin kişilik bir hareket öngörüldü. Çocuk hastanesi bileşeni Avrupa’nın en büyüğü olarak anıldı.

    Eskişehir Yolu’nda yan yana Ticaret Bakanlığı’nın cam cepheli kulesi ve girişi ile Danıştay binası.
    Ticaret Bakanlığı ve Danıştay, 2022 · Metuboy · CC BY-SA 4.0 · Kaynak

    Köklü hastaneler taşınıyor

    Ağustos 2019’da şehrin köklü hastaneleri buraya taşındı: 24 Ağustos’ta Numune, Yüksek İhtisas, Atatürk Eğitim ve Araştırma ile 1972’de SSK kliniği olarak kurulan Çocuk Hastanesi; birkaç gün sonra 1925’ten beri hizmet veren, günde yüz doğumun gerçekleştiği Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Hastanesi. Sıhhiye, Cebeci ve Dışkapı’nın hastane çevrelerinde onlarca yılda oluşan eczaneler, laboratuvarlar ve klinikler de yönünü değiştirdi; kavşağın çevresine binlerce çalışan ve her gün on binlerce ziyaretçi geldi.

    Koridorun yeni ekonomisi

    Kamu kurumlarının Eskişehir Yolu’na dizilmesi koridorun ekonomisini değiştirdi. Danıştay’ın çevresinde hukuk büroları, bakanlıkların çevresinde danışmanlık ve mühendislik firmaları, hastanenin çevresinde sağlık şirketleri ve oteller yer istedi. İş ile kamu aynı aksta buluşunca ofis talebinin yönü netleşti: batı. Yatırımcı için de, çalışan için de sorunun cevabı aynıydı; Kızılay’daki bir kat, artık Söğütözü ya da Bilkent’teki bir kule kadar merkezî değildi.

    Bilkent’ten sonra Eskişehir Yolu’nun batı ucunda tek bir durak kaldı: Koru.

    Dönem künyesi

    Danıştay
    5 Nisan 2012 · 72.500 m²
    Sağlık Bakanlığı Bilkent yerleşkesi
    Ağustos 2017
    Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
    14 Mart 2019 · 3.700’ü aşkın yatak · 131 ameliyathane
    Hastane taşınmaları
    24–30 Ağustos 2019
    Ticaret Bakanlığı
    Söğütözü · metro yanında
    Metro durağı
    Tarım Bakanlığı–Danıştay

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  12. 12 2025 · KoruSon durak: Koru. 12 Ekim Pazartesi
    Koru metro istasyonunda peron; duvarda kırmızı zemin üzerine beyaz “KORU” yazısı.
    Koru istasyonu, 2025 · Kayra · CC BY 4.0 · Kaynak

    Yatırımlar Koru’ya yaklaşıyor.

    M2 metrosu 2014’ten beri Kızılay’dan Eskişehir Yolu boyunca 16,6 km ilerliyor ve Koru’da bitiyor. 17 Eylül 2025’te Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin temeli, Koru’ya kuş uçuşu 2,8 km uzaklıktaki Ümitköy kavşağında atıldı; aynı kavşakta Ankara Medipol Üniversitesi’nin yeni yerleşkesi yükseliyor.

    Dönemin hikâyesi

    M2 metrosunun inşaatı 27 Eylül 2002’de başladı ve on iki yıl sürdü. Söğütözü–Ümitköy, Söğütözü–Necatibey ve Kızılay–Çayyolu olmak üzere üç aşamada yürütülen çalışma, 25 Nisan 2011’de bir protokolle belediyeden Ulaştırma Bakanlığı’na devredildi; kalan işler 13 Aralık 2011’de ihale edildi, 9 Şubat 2012’de yeniden başladı ve hat 13 Mart 2014’te saat onda, bir hafta ücretsiz yolculukla açıldı. Kızılay’dan Eskişehir Yolu boyunca on altı buçuk kilometre, on bir istasyon ve son durak Koru; uçtan uca yaklaşık yirmi beş dakika. Söğütözü, Bilkent, Ümitköy derken hattın her istasyonu bir iş adresine dönüştü; Koru, hattın bittiği, koridorun sonlandığı yerdi.

    Bahçeli siteler, ilk çarşılar

    Çayyolu ve Ümitköy, 1980’lerden itibaren kooperatif siteleriyle büyüyen, bahçeli ve sakin bir konut bölgesiydi; alışveriş merkezleri şehirden önce geldi. Ekim 1995’te Ümitköy’de Bezci İnşaat’ın açtığı yüz üç dükkânlı Galleria, Atakule ve Karum’dan sonra Ankara’nın üçüncü alışveriş merkeziydi. 2003’te Koru’da, bin üç yüz araçlık otoparkıyla Arcadium; 17 Eylül 2009’da Çayyolu’nda Hollandalı Redevco’nun yüz elli milyon avroluk yatırımı Gordion açıldı. Metro bu bölgeyi Kızılay’a yarım saate bağlayınca okullar, hastaneler ve ofisler kavşakların çevresine yerleşti; yatırımların yönü Koru’ya yaklaşıyordu.

    Ümitköy’de bozkır üzerinde kule vinçler: Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin şantiyesi.
    Dışişleri yerleşkesi şantiyesi, 2025 · ntv.com.tr · Kaynak

    Bir bakanlık, bir üniversite

    17 Eylül 2025’te Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin temeli, Koru’ya kuş uçuşu iki buçuk–üç kilometre uzaklıktaki Ümitköy kavşağında atıldı. Aynı kavşakta Ankara Medipol Üniversitesi’nin yeni yerleşkesi yükseliyor. Bir bakanlık, bir üniversite ve bir metro durağı: koridorun batı ucu, bir merkezin bütün bileşenlerini bir araya getiriyor. Söğütözü’nün 2002’de, Bilkent’in 2011’de yaşadığı dönüşüm, şimdi hattın son durağında başlıyor.

    On altı kilometre, yüz üç yıl

    Ulus’tan Koru’ya kuş uçuşu yaklaşık on altı kilometre. Ankara’nın iş hayatı bu mesafeyi yüz üç yılda yürüdü: hanlardan Bankalar Caddesi’ne, Kızılay’ın pasajlarından Emek İşhanı’na, Tunalı’nın vitrinlerinden Karum’a, sonra bulvarın batısına, Söğütözü’nün kulelerine, Cepa ile Kentpark’ın çarşısına, Bilkent’in caddesine ve meydanına, kamunun yeni yerleşkelerine. Her adımda aynı soru soruldu: iş nerede yapılmalı? Ve her dönem kendi meydanını kurdu.

    Nüfusu altı milyona yaklaşan, yalnızca Çankaya ilçesinde dokuz yüz elli bin kişinin yaşadığı bir şehrin merkezi artık tek bir nokta değil, bir hat. O hattın son durağı Koru; ve sıradaki meydan, tam metro çıkışında. Son durak: 13 Ekim, 19:23.

    Dönem künyesi

    M2 inşaatı
    27 Eylül 2002 · Bakanlığa devir 25 Nisan 2011
    M2 açılışı
    13 Mart 2014 · 16,6 km · 11 istasyon
    Galleria
    Ekim 1995 · Ümitköy
    Arcadium · Koru
    2003
    Gordion · Çayyolu
    17 Eylül 2009
    Dışişleri Bakanlığı yerleşkesi
    temel 17 Eylül 2025 · Ümitköy
    Ankara Medipol Üniversitesi
    Ümitköy yerleşkesi yapımda

    Her dönemin bir meydanı vardı. Sıradaki, burada: Koru 1923.

    Son durak · Durak 13 · 2026 · Koru 1923

  13. 13 2026 · Koru 1923Ankara’nın yeni iş meydanı. Son durak

Haritada 103 yıl

Ulus’tan Koru’ya, adım adım.

Ulus’tan Koru’ya kuş uçuşu yaklaşık 16 km. Ankara’nın iş hayatı bu mesafeyi 103 yılda yürüdü; M2 hattı bugün Koru’da bitiyor.

Açılan durakGünün durağıAçılacak durakKoru 1923Konumlar yaklaşıktır · Veri: © OpenStreetMap katkıcıları

Günün sorusu · Ankara’nın iş hafızası

Ankara’nın iş hafızası

“Ankara’da iş hayatınız nerede başladı?” anketinin sonuçları açıklandı.

Sonuçlar ve bütün tahmin soruları bir arada.

Sonuçları görün

Ön talep · öncelikli satış listesi

Öncelikli satış listesine katılın.

Ön talep formunu dolduranlar Koru 1923 · Meydan - Ofis’in öncelikli satış listesine alınır. Satış başladığında ofis seçenekleri ve koşullar için önce bu listedekilerle iletişime geçilir.

  • Öncelikli satış listesine kayıt
  • Ofis planları ve büyüklük seçenekleri
  • Lansmana özel koşullar

Satış ofisi0312 923 1923

Göndermek için KVKK onay kutusunu işaretleyin.

Satış ofisi 0312 923 1923

Künye

Görseller ve lisanslar

  • Durak 01 Birinci Meclis, Aralık 1922 · Frédéric Gadmer · Musée départemental Albert-Kahn · CC BY 4.0 · Kaynak Meclis kapısı ve ana cadde, Aralık 1922 · Frédéric Gadmer · Musée départemental Albert-Kahn · CC BY 4.0 · Kaynak
  • Durak 02 İş Bankası, 1935 · Matson Photo Service · Library of Congress · Kamu malı · Kaynak Bankalar Caddesi ve Ziraat Bankası, 1930’lar · Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arşivi · Kaynak
  • Durak 03 Ankara Umumî Planı, 1932 · Hermann Jansen · Architekturmuseum der TU Berlin, Env. 22734 · CC0 · Kaynak “Hükûmet Kartiyesi”, 1933 · H. Jansen, W. Bangert · Architekturmuseum der TU Berlin, Env. 22867 · CC0 · Kaynak
  • Durak 04 Güven Anıtı, 1933–34 · Annemarie Schwarzenbach · İsviçre Ulusal Kütüphanesi · Kamu malı · Kaynak Kızılay Genel Müdürlüğü binası, Atatürk Bulvarı, 1940’lar · Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arşivi · Kaynak
  • Durak 05 Emek İşhanı · Engin Akyurt · CC0 · Kaynak Atatürk Bulvarı ve Emek İşhanı, Mart 1970 · Victor A. Grigas · CC BY-SA 2.0 · Kaynak
  • Durak 06 Kuğulu Pasajı, 2011 · halil.gamsizkan (Panoramio) · CC BY-SA 3.0 · Kaynak Tunalı Hilmi Caddesi, 1977 · Antoloji Ankara · Kaynak
  • Durak 07 Karum, 2025 · Kayra · CC BY 4.0 · Kaynak Atakule ve eski çarşının aynalı cephesi, 2006 · Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Kaynak
  • Durak 08 Armada, 2005 · Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Kaynak Söğütözü’nde Armada ve yeni kuleler, 2020 · Space00010 · CC BY-SA 4.0 · Kaynak
  • Durak 09 Kentpark, 2013 · Vikiçizer · CC BY-SA 3.0 · Kaynak Cepa, 2013 · Vikiçizer · CC BY-SA 3.0 · Kaynak
  • Durak 10 Tepe Prime, 2014 · Vikiçizer · CC BY-SA 4.0 · Kaynak Maidan · maidan.com.tr · Kaynak
  • Durak 11 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi · T.C. Sağlık Bakanlığı · Kaynak Ticaret Bakanlığı ve Danıştay, 2022 · Metuboy · CC BY-SA 4.0 · Kaynak
  • Durak 12 Koru istasyonu, 2025 · Kayra · CC BY 4.0 · Kaynak Dışişleri yerleşkesi şantiyesi, 2025 · ntv.com.tr · Kaynak
  • HaritaAnkara haritası · Koru 1923 · Veri: © OpenStreetMap katkıcıları (ODbL)

Arşiv görselleri sergi için renk tonlaması yapılarak kırpılmıştır. CC BY-SA lisanslı görsellerin düzenlenmiş halleri aynı lisansla paylaşılır.